İçeriğe geç
0532 266 23 84

Malzemeler

Kiremit çeşitleri: hangi kiremit hangi çatıya oturur

Kiremit, suyu geçirmeyen değil suyu aşağı yönlendiren bir kaplamadır ve tek bir ürün değil, iki eksende ayrışan bir ailedir. Gövde malzemesi ağırlığı belirler: kil 40–45, beton 45–50, granüle kaplı çelik kiremit 5–6 kg/m². Biçim ise eğim ihtiyacını ve tek tek değiştirilebilirliği belirler. Karar önce taşıyıcının kaldıracağı ağırlıktan, sonra çatının eğiminden çıkar.

Künye

Malzeme aileleri
Pişmiş kil (toprak), beton, granüle kaplı çelik
Ürün standartları
Kil kiremit TS EN 1304, beton kiremit TS EN 490, metal kiremit TS EN 14782
Yaklaşık ağırlık
Kil 40–45 kg/m², beton 45–50 kg/m², granüle kaplı çelik kiremit 5–6 kg/m²
Yaygın minimum eğim
Kil ve beton kiremitte %30 civarı; kesin sınır üreticinin ürün föyünden okunur
Biçimler
Marsilya (preslenmiş), alaturka (oluklu), S profil, düz plaka
Altına gelen
Marsilya ve S profil lataya asılır; alaturka sürekli tahta zemin ister
Rengin kaynağı
Kilde malzemenin kendisi; betonda yüzey pigmenti, çelikte granül ve boya
Zayıf noktası
Çoğu zaman kiremidin kendisi değil; altındaki lata, örtü ve bağlantı elemanı

Kiremit, pişmiş kilden, betondan ya da preslenmiş çelik sactan üretilen; çatı yüzeyine sıra sıra dizilip suyu saçağa doğru aktaran bir kaplamadır. Adı tek bir ürünü değil bir aileyi anlatır ve bu aile iki ayrı eksende ayrışır: gövde malzemesi ile biçim. Malzeme ekseni ağırlığı, don davranışını ve rengin kalıcılığını belirler; biçim ekseni ise eğim ihtiyacını, tek tek değiştirilebilirliği ve altında lata mı yoksa sürekli tahta mı gerektiğini. Seçimde en çok karıştırılan nokta da budur: iki kiremit uzaktan aynı görünebilir ama çatıya aynı yükü getirmez.

Bu sayfa kiremidi malzeme olarak anlatır. Kırık ya da kaymış parçanın yerinde değişimi, ölçü alma ve model eşleme kiremit değişimi sayfasında; ağırlığın ve eğimin diğer kaplamalarla karşılaştırması çatı kaplama malzemeleri tablosunda duruyor.

Malzeme ekseni: kil, beton, çelik

Kil (toprak) kiremit. Şekillendirilip fırında pişirilmiş kildir; ürün standardı TS EN 1304. Metrekare yükü 40–45 kg bandındadır. En belirgin özelliği rengin yüzeyde değil malzemenin içinde olmasıdır: kenarı kırılan bir kil kiremidin içinden de aynı renk çıkar, bu yüzden yıllar içinde solmaz. Zayıf yanı gözenekliliğidir. Gözeneklere giren su donduğunda hacmi büyür; su emme oranı yüksek ya da yaşlanmış bir kiremitte bu her kışta çatlağı biraz daha ilerletir, kenarlar kavlar, yüzey pütürlenir.

Beton kiremit. Çimento, kum ve pigmentin kalıpta preslenmesiyle üretilir; standardı TS EN 490. Ailenin en ağırıdır, 45–50 kg/m². Boyut toleransı kile göre dardır — aynı partideki parçalar birbirinin aynısıdır — ve don dayanımı iyidir. Buna karşılık rengi yüzeydeki pigment tabakasından gelir; o tabaka aşındıkça altındaki gri beton görünür hâle gelir ve çatı yer yer alacalanır.

Granüle kaplı çelik kiremit. Aslında kiremit değil, kiremit deseni verilmiş boyalı galvaniz sactır; yüzeyi mineral granülle kaplandığında uzaktan kiremide çok benzer. Standardı TS EN 14782, metrekare yükü 5–6 kg — yani kil kiremidin yaklaşık sekizde biri. Burada bir isim karışıklığına dikkat etmek gerekir: piyasada “granüle kiremit” tabiri hem bu çelik ürün için hem de yüzeyi mineral kaplı beton kiremit için kullanılır ve ikisinin ağırlığı arasında kat kat fark vardır. Teklif alırken sorulacak soru rengin adı değil, gövdenin ne olduğudur. Metal tarafın ayrıntısı çatı sacı çeşitleri sayfasında.

Biçim ekseni: Marsilya, alaturka, S profil

Marsilya (preslenmiş) kiremit düz görünümlüdür; yanında ve altında geçme kanalları vardır. Kanal, komşu parçayla kilitlenerek suyu yönlendirir. Bu geometri sayesinde tek tek sökülüp takılması en kolay kiremit budur ve lataya asıldığı için altında sürekli tahta zemin gerektirmez.

Alaturka (oluklu) kiremit yarım koni biçimindedir; alt sıra çukur, üst sıra ters kapatılarak dizilir. Geçme kanalı yoktur, sızdırmazlığı yalnızca bindirme sağlar. Sürekli tahta zemin ister ve eski ahşap yapılarda hâlâ karşımıza çıkar. Tek parça değişimi zahmetlidir: kapak sırası kaldırılmadan alttaki oluk kiremidine ulaşılamaz.

S profil (Portekiz tipi) tek dalgalı bir profildir, geçmelidir ve dolayısıyla tek tek değişime uygundur. Dalga adımı markadan markaya değiştiği için eşlemesi Marsilya’dan zordur; yanlış adımlı bir parça sıranın hattını gözle görülür biçimde bozar.

Biçim yalnızca görünüş meselesi değildir. Geçme kanallı bir kiremitte suyun izleyeceği yol tanımlıdır; bindirmeyle çalışan alaturkada ise o yolu bindirme boyu ve eğim birlikte tanımlar. Bu yüzden aynı çatıda biçim değiştirmek, çoğu zaman altındaki düzeni de değiştirmek demektir.

Ağırlık farkı taşıyıcının işidir

Kiremit seçiminde ilk soru renk değil, taşıyıcının ne kaldıracağıdır. Kil ile beton arasındaki fark küçüktür ama kiremit ailesi ile metal arasındaki fark yedi–sekiz kata çıkar. Yüz metrekarelik bir çatı yüzeyinde bu, dört tonun üzerinde bir kaplama yükü ile yarım ton civarı bir yük arasındaki farktır — ve bu yük merteklere, aşıklara, oradan da duvarlara iner.

Pratikte üç durum çıkar. Mevcut kiremit ile aynı aileden yeni kiremit konuyorsa yük değişmez, karar kolaydır. Kilden betona geçiliyorsa yük bir miktar artar; yorulmuş bir ahşap iskelette bu artış tek başına sorun yaratabilir. Kiremitten metale geçiliyorsa yük belirgin biçimde düşer ve bu, taşıyıcısı zayıflamış binalarda gerçek bir kurtarıcıdır.

Karar kaplama sökülmeden verilemez. Mertek ve aşıkların durumu ancak yüzey açıldığında görünür; çürük çıkarsa iş kaplama değişiminden çatı aktarma kapsamına geçer. Taşıyıcıda önceden görülen sarkma varsa malzeme tartışmasından önce yapının kendisi konuşulur (çatı sarkması).

Eğim ve kırılganlık

Kiremit su geçirmez bir tabaka değil, suyu yönlendiren bir kaplamadır; eğim düştükçe rüzgârla sürüklenen su bindirmelerin ve kanalların altına girer. Kil ve beton kiremitte yaygın alt sınır %30 civarındadır ve bağlayıcı değer seçilen ürünün föyünden okunur. Metal kiremit desen basamaklarına rağmen bu ikisinden daha düşük eğimde çalışabilir, ama onun da sınırı üreticinin teknik belgesindedir. Eğimin bu bantların altına düştüğü çatılarda konuşulacak malzeme kiremit değil, membranlı ya da kenetli bir sistemdir.

Kırılganlık ise kiremidin kaçınılmaz özelliğidir ve sebebi çoğu zaman malzeme değil, üzerine basılmasıdır. Kiremidin ortası boşluktur; ağırlığı taşıyan yer alt kenara yakın, altında latanın geçtiği bölgedir. Ortasına basılan bir kiremit o anda çatlamayabilir, ilk donda ikiye ayrılır. İkinci sebep don çevrimidir, üçüncüsü de yosun tabakasının yüzeyi sürekli nemli tutmasıdır (yosun ve liken). Çatlağın nasıl okunduğunu kırık kiremit sayfasında, parçanın neden yerinden kaydığını kiremit kayması sayfasında ayrı ayrı anlattık.

Ailenin görünmeyen yarısı: mahya, dere ve kenar parçaları

Bir kiremit serisi düz yüzey parçasından ibaret değildir. Yanında mahya kiremidi (sırt hattı), dere kiremidi (iki yüzeyin birleştiği iç köşe için, her seride bulunmaz), alın ya da rüzgâr kiremidi (yan kenarı kapatan), havalandırma kiremidi, baca ve anten çıkışı parçaları ile kar tutucu bağlantıları gelir. Bir seri seçilirken bakılması gereken şey düz parçanın görüntüsü değil, bu aksesuar takımının tam olup olmadığıdır; eksik parçalar sahada sac ve harçla uydurulur ve kaçaklar tam oradan başlar.

Mahya bu takımın en kritik parçasıdır. Eski uygulamada mahya kiremitleri harçla oturtulurdu; harç kışın çatlar, kabarır ve parça düşürür (mahya harcı döküldü). Bugünkü doğrusu kuru mahya sistemidir: mahya boyunca lata çekilir, üzerine havalandırmalı bant serilir ve kiremitler mekanik olarak bağlanır. Böylece hem sızdırmazlık sağlanır hem çatı arasındaki nemli havanın çıkışı açık kalır. Dere tarafında ise çoğu çatıda kiremit değil sac kullanılır; o birleşimin ayrıntısı dere ve oluk tamiri sayfasında.

Renk, solma ve tek tek değiştirilebilirlik

Kiremidin en büyük üstünlüğü onarılabilirliğidir: geçme kanallı tiplerde tek bir parçayı değiştirmek için çatının tamamına dokunmak gerekmez. Alaturkada bu kolaylık azalır, metal kiremitte ise tamamen ortadan kalkar — orada değişen şey tek bir kiremit değil, bütün bir levhadır. Bu, hafiflik uğruna ödenen görünmez bedeldir ve karşılaştırmada genellikle atlanır. Aynı mantığın kaplama tarafındaki karşılığı için shingle sayfasına bakabilirsiniz; orada da onarım parça değil yüzey mantığıyla yürür.

Renk tarafında ise gerçekçi olmak gerekir. Kil kiremitte renk solmaz ama yüzey zamanla mat bir doku alır; beton kiremitte pigment açılır; granüle yüzeylerde granül aşınır. Üç durumda da yıllar sonra takılan yeni bir parça çevresinden ayrı durur. Sahada uygulanan çözüm şudur: yeni parçalar tek bir yamada toplanmaz, sokaktan görünmeyen arka yüze dağıtılır ve oradan sökülen eski parçalar ön yüzdeki boşluklara alınır.

Ömrü, bakımı ve fiyatını ne belirler

Pişmiş kil ve beton, çatıda bulunan en uzun ömürlü malzemeler arasındadır. Buna karşılık bir kiremit çatı çoğu zaman kiremit bittiği için değil, altındaki katmanlar bittiği için yenilenir: lata çürür, su yalıtım örtüsü kırılganlaşır, rüzgâr klipsi ya da çivi paslanıp kopar. Bu yüzden yaşlı bir çatıda doğru soru “kiremitler sağlam mı” değil, “kiremidi tutan şey sağlam mı” sorusudur.

Bakım da bunu izler. Yılda bir kez sıra hatlarının bozulup bozulmadığı, mahya hattı, kenar ve dere birleşimleri, oluk akışı ve kuzey yüzündeki yosun birikimi gözden geçirilir; kapsamı çatı bakımı sayfasında. Fırtına sonrası kısa bir kontrol de aynı işi görür.

Fiyat tarafında belirleyici kalemler şunlardır: kiremidin adet mi metrekare mi üzerinden konuşulduğu, seçilen modelin piyasada güncel üretimi olup olmadığı, aksesuar takımının tam alınıp alınmadığı, latanın yeniden çekilip çekilmeyeceği, kaplama kalktığında çıkacak çürük miktarı ve ağırlığın erişim ile taşıma yöntemine getirdiği yük. Bu kalemlerin nasıl toplandığını çatı fiyatları sayfasında açtık; hasar birkaç parçayla sınırlıysa iş yüzey yenileme değil, çatı tamiri kapsamında kalır.

Kiremit Çeşitleri

Sık sorulan sorular

Kil kiremit mi beton kiremit mi daha iyi?

İkisi farklı yerde iyidir. Kil kiremidin rengi pigment değil malzemenin kendisidir, bu yüzden yıllar içinde solmaz; buna karşılık gözeneklidir ve yaşlandıkça don çevrimine daha açık hâle gelir. Beton kiremit daha dar boyut toleransıyla üretilir, aynı partide parçalar birbirinin aynısıdır ve don dayanımı iyidir; ama ailenin en ağırıdır ve yüzey pigmenti aşındıkça altındaki gri renk görünmeye başlar. Taşıyıcı zorlanıyorsa beton kiremit yanlış yöndür.

Alaturka kiremidin eskisiyle yenisi eşleşir mi?

Kolay değildir. Alaturka geçme kanalı olmayan, bindirmeyle çalışan bir kiremittir ve eski üretimlerde çap ile boy elle şekillendirmeden dolayı parçadan parçaya bile değişebilir. Yeni bir kiremidin çapı tutmazsa oluk sırası ile kapak sırası tam oturmaz ve o hattan rüzgârlı yağmurda su alır. Bu tip çatılarda sökülen sağlam kiremidi atmamak, yedek olarak istiflemek en gerçekçi çözümdür.

Kiremit tek başına su geçirmez mi?

Geçirmez sanılır ama öyle değildir. Kiremit bir su yalıtım tabakası değil, suyu saçağa doğru yönlendiren bir kaplamadır; rüzgâr yağmuru yatay ittiğinde su geçme kanallarının ve bindirmelerin altına girebilir. Bu yüzden kaplamanın altına bir su yalıtım örtüsü serilir. Örtüsüz bir kiremit çatı, kiremidin cinsi ne olursa olsun ilk kuvvetli lodosta içeri su alır; sahada en sık gördüğümüz eksik budur.

Eski kiremit çatının üstüne metal kiremit çekilebilir mi?

Mevcut kiremidin üstüne çekmek doğru değildir: altta ne olduğu görülmez, çürük lata ve yırtık örtü kapanır, üstelik iki kaplamanın yükü üst üste biner. Doğru sıra kiremidin ve latanın sökülmesi, merteklerin görülmesi ve yeni sistemin kendi altyapısıyla kurulmasıdır. Bu iş yapıldığında ağırlık yaklaşık sekizde birine iner; taşıyıcısı yorulmuş binalarda metal kiremidin asıl gerekçesi de budur.

Kiremit çeşidi değişince latalar aynı kalır mı?

Genellikle kalmaz. Yatay lata aralığı, kiremidin faydalı örtme boyuna göre belirlenir; model değişince bu boy da değişir. Aralık birkaç santim şaşarsa kiremitler ya birbirine biner ya aralarında boşluk kalır, ikisi de su alır. Bu yüzden model değişikliği çoğu zaman latanın yeniden çekilmesini gerektirir ve teklifte ayrı bir kalemdir. Aynı seriden aynı modeli bulmak, çoğu işte en ucuz seçenektir.

Kiremit yosunlanmışsa basınçlı yıkama yapılır mı?

Yapılmamalıdır. Basınçlı su, kiremidin yüzeyindeki sıkı tabakayı ve beton kiremitteki pigment katmanını söker; yüzey mat ve gözenekli kalır, sonrasında hem daha çok su emer hem daha kolay kırılır. Ayrıca basınçlı su geçme kanallarının altına girip örtüyü ıslatır. Yosun, kiremidi aşındırmayan yöntemlerle alınır ve asıl çözüm yüzeyin kurumasını sağlamaktır.

Aktarması tamamlanmış, yeşil shingle ile kaplanmış konut çatısı

Yapınızdaki sorunu birlikte değerlendirelim.

Çatı, izolasyon, dış cephe veya tadilat ihtiyacınız için bizimle iletişime geçin. Fotoğrafları WhatsApp üzerinden göndererek ön bilgi alabilirsiniz.